Medeni Hukukta Boşluk Türleri

Medeni Hukukta Boşluk Türleri

Medeni Hukukta Boşluk Türleri

Medeni hukuk alt başlıkları kapsamında fazlası ile geniş bir kanunun kitlesinin ifadesini içerisinde barındırır. Bu hususta; her medeni hukuk konusu ile alakalı olan mahkemelerde uygulanmaya elverişli kanun hükümlerinin bulunabilir olması esası ile konulan hukuk kurallarının her nasılsa bazı eksiklikler içerisinde kaldığı görülmüştür. Bu eksiklerin giderilmesi için ilgili konu ile alakadar olan hakime bırakılmış olup hangi boşluk türüne göre ne tarzda hareket edilmesi gerekliliği ile alakalı olarak bazı sorunlar gündeme gelmiştir. Fakat bazen de hukukta konu ile alakalı olarak herhangi bir maddenin bulunmamasına rağmen; hukuk bu boşlukları bir boşluk mahiyetinde kabul etmez; o zaman neler olur bir bakalım.

medeni hukuk

Hangi Türler Medeni Hukukta Boşluk Değildir?

Medeni hukukun uygulanması sırasında karşımıza çıkabilecek olan iki türlü boşluk vardır ki, hakimler bu tür boşluk hallerini borçluymuş gibi değerlendirmezler. Bunlar;

  1. Kasıtlı susma; ilk boşluk türüdür. Burada hakim; ilgili hukuk konusu ile alakalı olarak yazılı kaynaklara ve örf ve adet hukukuna bakar ancak herhangi bir ilgili uygulama maddesi bulamaz. O halde; hemen hukuk yaratma yoluna girer; der iseniz yanılmış olursunuz. Kasıtlı susma; bazı konularda kanun koyucunun kasıtlı olarak sustuğunu, o konu hakkında bir hüküm içeriğinin olmadığını bilmesine rağmen bir kanun maddesi koyma gerekliliğinin olmadığını, ileri sürer. Örneğin bir süt kardeşin diğer süt kardeşi ile evlenebilip evlenemeyeceği ile alakalı olarak bir hükmü kanun maddelerinde göremezsiniz. Kanun koyucu burada kasıtlı olarak susar çünkü bir kanun alt dalları da dahil olmak üzere bu denli aslında toplum içerisinde kolayca çözüme kavuşturulabilecek bir konuyu yargı konusu haline getirmek istemez. Yani, süt kardeşlerin evliliğinin geçerli olup olmadığını konuşmak zaten toplum içerisinde ve diğer hukuk kurallarına göz atılması ile çözüme kavuşabilecek bir konudur ve bu sebep ile kanun koyucu bu gibi durumlarda kasıtlı olarak susma hakkını kullanır. Eğer kasıtlı olarak susma var ise hakim o halde herhangi bir kanun yada hukuk yaratamaz.
  2. Hukuk dışı alan ise; boşluk sayılmayacak hallerin ikinci başlığını ifade eder. burada kanun koyucu ilgili olay ve kuralların aslında gündelik hayatta sıkça gerçekleşebilir olduğunu biliyor olduğu halde susmayı tercih eder. Ve susma sebebi ile bu ilgili konuların hukuk dışı olmasıdır. Yani nasıl ki Yargıtay Danıştay’ı alakadar eden bir konu kendi önüne geldiği zaman bunu ilgili kuruma gönderiyor ise; medeni hukukta da hakim karşısına hukuksal olmayan bir mesele geldiği zaman hakim herhangi bir kanun maddesini uygulamak için bulamayabilir. Çünkü kanun koyucu; bu mesele beni alakadar etmez; bu konuyu neden ben düzenleyeyim ki, şeklinde olaya karşı bir set çeker.

Hem kasıtlı susma hem de hukuk dışı bir mesele şeklindeki olayların hakim önüne getirilmesi halinde hakim bu ilgili davaların ret edilmesi talebinde bulunur ve ilgili konular yargı önüne taşınamaz.

Kural İçi Boşluk Nedir?

Esas olarak boşluk türü sayılabilecek türlerden ilki kural içi boşluktur. Ama aslında kural içi boşluk ilgili konu ile alakalı olarak bir hüküm eksikliğinin olduğunu ileri sürmez. Burada kanun koyucu aslında konular ile alakalı olarak bir kanun maddesi ön görmüş olup; bu kanun maddesinin belirli kısımlarını boş bırakmıştır. Nedeni ise; ilgili kanunların ilgili davalar ve olaydaki kişiler ile eşleştirilebilecek ölçüde benzerlik gösterebilmesini sağlamaktır. Yani; nafaka bir kanun maddesinde elbette ki yer alır. Ancak nafaka ile alakalı olarak kanun maddesi her nafaka 100.000 TL olmak zorundadır, ibaresi yer alsa idi kanun bir hukuksuzluğu oluşturmuş olurdu. Çünkü her nafaka konusu olayda ilgili kişilerin maddi ve manevi durumların 100.000 TL ödemesi için yeterli olmayabilir. İşte bu sebepledir ki; kanun koyucu ilgili konuların genel çerçevesini çizmiş olup bazı bölümlerini hukuka uygunluk açısından hakimin olay ile bağlantılı olması kaydı ile takdir yetkisine bırakmıştır. Yani; her kişi ilgili olayın gerekleri sağlaması halinde nafaka talebinde bulunabilir ancak nafaka miktarına hakim ilgili olaydaki kişilerin durumlarını esas alarak takdir yetkisine göre kararlaştırır. Kural içi boşlukların yer aldığı kanun maddelerinde genel olarak;

  • – e bilir, uygulanabilir, uygun olan yapılabilir gibi ibareler yer alır.

Şimdi genelleyecek olur isek; eğer ortada bir kural içi boşluk var ise; hakim ilgili olay içerisinde mutlaka takdir yetkisini kullanmak durumunda kalır, diyebiliriz. Ve hakim takdir yetkisini ancak;

  • Hukuka uygun,
  • İlgili somut olaya uygun,
  • Kişilik haklarına aykırı olmayacak,
  • Toplumsal düzene aykırı olmayacak, şekillerde kullanabilir.

Kural Dışı Boşluk Nedir?

  1. Kanun boşluğu; kural dışı boşluk türleri içerisinde ilk olarak kanun boşluğu yer alır. Kanun boşluğu ilgili konu ile alakalı olarak kanun koyucu kimsenin bilmeden ve aslında tercihinde olmadığı halde kanunda ilgili konular ile alakalı olarak boşluk bırakmış olduğu durumları ifade eder. Bu hususta; açık boşluk da denilir ki kanun boşluğu var ise mutlaka hakim sonrasında örf ve adet hukukuna ilgili konu ile alakalı olacak şekilde bir hüküm var mı, diye bakmak zorundadır. eğer ilgili konu ile alakalı olarak örf ve adet hukukunda da bir kural yok ise, o halde konuya bakan hakimin hukuk yaratması, gerekir.

Genelleyecek olur isek; birincil kaynaklarda ilgili konu ile alakalı olarak kural yok ise ve aynı şekilde ikincil kaynaklarda da yani örf ve adet hukukunda da herhangi bir kural yok ise o halde ancak hakim hukuk yaratabilir.

  1. Örtülü boşluk; kural dışı boşluk türleri içerisinde ikinci kanun boşluğu olarak yer alır. Örtülü boşluk kanun boşluğu gibi değildir; neticesinde hakimin hukuk yaratması değil de hakimin yorum yapması gerekir. Şöyle ki; ilgili konu ile alakalı olarak kanun koyucu bir madde veya birkaç madde ön görmüş ve koymuştur. Ancak hakim somut olay ile alakalı olarak uygulayacağı hukuk kuralını tatmin edici olarak bulmaz. Yani örtülü boşluğun olması için mutlaka; birden fazla kanun maddesinin olması ve sonuç olarak bu kanun maddelerinin çelişiyor olması yahut da bir kanun maddesinin olması ancak ilgili somut olay karşısında yetersiz, eksik kalması; gerekir şimdi somut bir olay ile örtülü boşluğu daha net anlayabileceğiniz bir hale getirelim. Sokakta kimsesiz, tam ehliyetsiz bir kimse olsun. Bu kimse tek başına işlem yapmak ehliyetine aslında bildiğiniz gibi sahip değildir. Ancak bu kişi bir satım sözleşmesinde bulunsun ve milli piyango satıcısından bir bilet satın alsın. Ve bu bilette büyük ikramiye çıkarsın. Yani; ilgili tam ehliyetsiz kimse aslında tek başına satım sözleşmesini yapamayacağı ve ilgili satış sözleşmesini yaptı ise de kanuna göre geçersiz olması söz konusu iken; bu satım sözleşmesi sonunda milyoner oldu. Şimdi, bu mesele hakimin önüne gitse; hakim evet sayın tam ehliyetsiz sen tek başına bir satım sözleşmesini yerine getiremezsin, dese hukuka uygun olur mu? Olmaz. Çünkü aslında hukuka aykırı bir işlem yapılmış dahi olsa tam ehliyetsiz kimsenin yüksek bir menfaati oluşmuştur. Milyoner olmak bu kimseyi bir zarara sokmaz ki, o sebepledir ki hakim tam ehliyetsiz bir kimsenin satım sözleşmesini direk kanun maddesinde olduğu gibi yok saymak, geçersiz kılmak yerine; örtülü boşluk görür ve yorumlar. Somut olaya göre yorumlanan olayda da nihayetinde hukuka uygun olarak kişinin menfaati korunur ve aslında geçersiz olması gereken bir satım sözleşmesi yüksek çıkarı barındırıyor olması sebebi ile geçerli kılınır. Ancak bu demek değildir ki hakim artık tüm konularda aynı karara varmak zorunda; hayır, hakim bu konuda bağlayıcı değildir. Her somut olaya karşı tekrar bu örtülü boşlukta yorumlama işlemini yapmak zorundadır. Yapmaz ise; hakkaniyet ilkesine aykırı hareket etmiş olur.

Hakimin Takdir Yetkisi Ne Zaman Oluşur?

Eğer bilerek ve aynı şekilde kanun koyucunun isteği ile bir susma var ise; kural içi boşluktan söz ediliyor ise; o halde hakimin takdir yetkisinden de söz edilir. Ancak hakimin takdir yetkisi sonuçları bakımından;

  • Genel bir durumu ifade etmelidir.
  • Hukukun genel ilkelerine uygun olması sureti ile konulmalıdır.
  • Hakkaniyet ilkesine uygun olmak ile birlikte dürüstlük kurallarına da aykırı olmamalıdır.
  • Hakimin takdir yetkisi temyize gidebilecek bir meseleyi ifade eder. Bu sebep ile hakim aslında takdir yetkisini kullanır iken üst mercilerin denetimi altında sayılır.
  • Eğer bir konu ile alakalı olarak kural içi boşluk sebebi ile kullanılması gerekli görülen takdir yetkisi var ise; ilgili hakim bu ilgili konu ile alakalı olarak ortaya çıkmış olan takdir yetkisini kullanmaktan kaçınamaz.

Kıyas da; örnekseme anlamına gelir. Hakim konu ile alakalı olarak uygulanabilecek bir hüküm bulamaz ise; kıyas yoluna başvurabilir. Bu durumda ilgili konu gibi veya benzeri konular ile ilgili olarak verilen kararlara bakar ve eşit hakkaniyet derecesinde kendisi de karar verir. Ancak her konu ile alakalı olarak kıyas yapılabilmesi mümkün değildir. Bazı konular emsal olabilecek derecede farklı olabilir ki kıyası mümkün olmayan konularda muhakkak hakim hukuk yaratmak zorundadır.

Gelen Aramalar: boşluk türleri, boşluk türleri örnek, hukukta boşluk türleri, hukukta kural dısı boşluk olan şeyler, kanun koyucunun bilerek düzenlemediği haller kasıtlı susma
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ