Bide*

Murat Güzeloğlu

Murat Güzeloğlu

Yazarın şu ana kadar yazılmış 3 yazısı bulunuyor.

Gittiğim bir otel de banyoda bu muhteşem keşifi gördüğüm de anlayamadım, ancak

tatil beldesinde olduğumuz için ayak yıkamak için kullanıldığını zannettim. Doğal

olarak sonradan ne olduğunu öğrendim. Taharet amaçlı kullanılıyormuş.

Adamlar bizim ufacık taharet musluğu yerine bu jan janlı aparatı icat etmişler. Bu

uzayda yazan fisher kalemi olayına benziyor. Uzayda yazabilme sorununu ABD 1

milyon dolar harcayarak çözerken rusya kurşun kalem ile çözmüştü. (Sonrasında

kalem Amazon web sitesinde  32 dolara düşünce Rusya da kullanmıştır.)

Aslında Batının bu b*ktan konulara o gün bulduğu çözümler bugün sektör haline

gelmiştir. Eski Avrupada kanalizasyon olmayıp, hacetini evde görenler , bunları

camlarından dışarı dökerlermiş. Kısaca sokakları b*k götürürmüş. Bu soruna çözüm

olarak da “ TOPUKLU AYAKKABIYI ” icat etmişlerdir. Bugün kulladığımız

PARFÜMLER de yine o günlerden kalmadır.

Haçlı seferleri sonrası ülkesine dönenler yıkanmayı öğrenmiş, ama hamam

kuramayacaklarından bu günki KÜVETLERİN atası olan fıçılarda yıkanmaya

baslamıştır. İlk yıkanma hakkı, evin erkeğinin, sonrasında kardeşler, diğer erkekler

kadınlar, çocuklar en son bebekler yıkanırmış. Fıçıdaki su o kadar kirlenirmişki “Dont

throw baby out with bath water” (Banyo suyuyla bebeğinizde atmayın) sözü buradan

gelir.

Gelinlerin ellerinde çiçek buketi taşıması da yine bu dönemdendir. Gelinler

vücutlarından taşan kokuları bastırmak icin ellerinde kokulu bir çiçek buketi

taşırlarmış.

İste umarsızca parçası olmaya calıstığımız Batı bu yollardan geçti. Çok yol aldı.

Cok bedel ödedi. Sömürgeciliği ve emperyal güçler haline geldi ve iş, dünyanın

yeniden paylaşımına geldi ardından I.Dünya Savaşını yasadı. Ancak sanayileşme çağındaki

Batı, 1929 buhranı ile tekrar kaynamaya başladı. Ama ilk savaşın aksine,

paylaşılacaklar konusunda sıkıntı vardı. Bir yanda ivme kazanan Milliyetçilik akımları

Ulus Devlet fikri öne çıkarken diğer yandan Rusyadaki Bolşevik İhtilali Dünyayı

etkiliyordu. Öyle ki Avusturyalı Adolf Hitler partisinin adını “Nasyonel Sosyalist Parti”

olarak belirlemişti.

Artan Milliyetçilik duyguları ekonomik buhran nedeniyle de hızla faşizme doğru

evrilmiştir. II. Dünya Savaşı’nın provası İspanya iç sahasında yapılmış, faşist Almanya

ve İtalyanın desteklediği Franko galip gelmiştir. Sonrasında ise Savaş, ırkçı

yapılanmayı daha da arttırmıştır. En çok bedeli (6 milyon kisi ile)  Yahudiler

ödediysede bu dönemde çingeneler, özürlüler, akıl hastaları da kitlesel kıyıma

uğramıştır.

Ancak kazanılan savaş sonrası yapılan bu kıyımın üstü kapatılmak istenmiş,

Hitler, Naziler, Gestapo bu işin suçlusu sayılmış , Nürümberg mahkemelerinde

yargılanıp toplumun tepsini etkisizleştirecek şekilde göstermelik şekilde

cezalandırılmıştır.

Peki bu kıyımları yapan SS ler kac kisiydi ? Baslangıcta 200 bin olan SS birlikleri sayısı

1944 gelindiğinde 900 bin e ulaşmıstı. Ancak bunların çoğu bugunkü özel kuvvetler

diyebileceğimiz silahlı SS lerdi. Soykırımı gerçekleştirenler ise “Algemayne SS “

denen polis gücü olarak çalışan SS lerdi.

Burada gelmek istediğim konu milyonlarca kişiyi kamplarda toplayanlar ve

fırınlarda, gaz odalarında katledenler bunlar olsada, komşusunu ihbar eden

götürülürken sesini çıkarmayan, onlardan boşalan evlere ve işlere konan normal

insanlardı. Hitler son seçimde %48 oy almıştı.

İşgal edilen ülkelerde Avusturya, Hollanda, Belçika, Fransa, Çekoslavakya,

Macaristan yada İtalyada hatta İsviçrede ari-saf ırktan olmayanlar toplandı. Bunları o

ülkelerdeki Nazi işbirlikçileri sağladı.

Ana kıtadan yalıtılmış olan İngiltere haricindeki tüm Avrupada ırkçılık çok normal

ve kabul edilebilir düzeydedir. Nürümberg mahkemelerinde kanserli doku değil

sadece yaraların üzerindeki kabuk koparılmıştır.

Kanser, savas sonrası kabuğuna cekilmiş olsada 2000 li yıllarda Avusturyada

“Hayder” ile baslamış (ne tesadüf Hitler’in memleketi) ama İngiltere öncülüğündeki AB

tarafından izole edilsede 2008 krizi sonrası tekrar hortlamaktadır.

AB genelindeki çapsız politikacılar 2. Dünya Savaşı ortaya cıkan avrupa degerlerini

koruyamamakta ve ülkelerindeki ırkçı yükselişin önünü kesmek için Liberal-Sosyal

değerlerinden uzaklaşmakta, ırkçılığın önünü kesmek için ırkçı söylemlere

sığınmaktadırlar. Son örneğini Almanyada “Merkel” ile, Hollanda da, Fransada “La penn”

ile görmekteyiz. Ana akım siyaset ırkçılıga teslim olmaktadır.

( Benzerini ülkemiz de gördük, kendilerini daha açık ifade etmek yerine, siyasal

İslamı temsil ettigi “düşünülen” Ak Partinin önünü kesmek için çarsafa rozet

takmalar, R.T Erdoğanın karşısına Cumhuriyete baglılığı şüpheli EKMELETTİN

garabetini eklemlemeye uğraştılar. )

Savaş sonrası 3. sü yaşanmasın diye BM ile birlikte kurulan, ilk adı Kömür Birliği,

sonrasında genişleyerek Avrupa Ekonomik Toplulugu-AET olmuş ,son genişlemeler

ile AB ye evrilmişti. Globalleşen kapitalizmin amiyane tabir ile “alem top olmuş abi”

olduğu 2008 krizi ile ortaya çıkmış, “Gorbacov” eliyle tasfiye edilen Sovyetler Birliğinin

–ne kaldıysa- komunizmden arınarak Milliyetçi bir güç olarak ortaya çıkması, durumu

değistirmiştir.

Her etkinin karsılığını yaratması gibi Milliyetçi Rusya – Putin in karşısına , yeniden

Amerikayı büyük yapalım (make america great again) söylemiyle globalleşmeden

uzaklaşma sinyalleri veren D.Trump konmuştur.

Mücadele sınırların kalkmasını savunan global emperyal gücler ile tekrar Ulus

Devlete dönmek isteyen Emperyaller arasında.

*vücudun belden aşağı yerlerini yıkamakta kullanılan leğene benzer kap, tuvalet

kabı”

YAZARIN SON YAZILARI
Bide* - 7 Nisan 2017
Anayasanın Elli Tonu - 10 Ocak 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Safa Can dedi ki:

    Yine döktürmüşsünüz Murat Bey

BİR YORUM YAZ