Anayasanın Elli Tonu

Murat Güzeloğlu

Murat Güzeloğlu

Yazarın şu ana kadar yazılmış 3 yazısı bulunuyor.
Bizler ilkokulda okurken o sıralar “hatıra defteri ” yazma modası Çıkmıstı. Herkes (herkez degil) bir çizgisiz defter alıp arkadaşlarından yazı yazmasını isterdi, klasik başlangıç ise ;
“kalbin kadar temiz bu beyaz sayfalarda bana da yer ayırdığın icin teşekkür ederim” olurdu.
Genc hukukçu kardeşlerim,
internet gibi sınırsız ve sansursüz bu mecrada bana da yer ayırdığınız için teşekkür ederim. Aslına bakarsanız ben de sizler gibi bir öğrenciyim ama biraz daha tecrübeli. 1984 yılında girdiğim Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden hala çıkamadım. Halihazırda 3.sınıf öğrencisiyim. Ancak bitirebileceğimi zannetmiyorum. Sebebi Çağan Irmak’ın son filmi “Nadide Hayat”. Bu filmden sonra sevgili eşimin kesinlikle okula devam etmeme izin vereceğini zannetmiyorum.
Sevgiyle Kalın.

 

Haberleri okumak,gazete başlıkları üzerinde gezinmek an itibarı ile insanda

farklı çağrışımlar uyandırıyor. Filmin kadın oyuncusu dün haberlere

çıktıgında “Grinin Elli Tonu” filmi yeni anayasa çalışmalarını çağrıştırdı. Filmin iki

kahramanı arasındaki sözleme ülkemizde yapılmak istenen yeni anayasanın

çerçevesini kafamda canlandırdı.

Anlaşma “dominant” ile “itaatkar” arasında yapılmak isteniyor ve itaatkarın

kayıtsız şartsız teslimiyetini ön göruyor. İtaatkarın hayatı A’dan Z’ye zapt­urapt

altına alınıyor ve ödül ceza asaslı bir ilişki planlanıyor.

Bilgisayar,otomobil ve sonrasında ev gibi ihtiyaçları sağlanarak bağımlı hale

getiriliyor. Karşılıgın da ise dominantın bütün istekleri koşulsuz yerine

getiriliyor.

Nasıl size de tanıdık geldi mi?

Yıllar önce çek Milan Kundera “varolmanın dayanılmaz hafifligi”adlı kitabıyla

Avrupa Edebiyat ödülünü almıştı,­ bu da ayrı bir taktiktir,orta karar bir yazara

dandik bir eseri için önemli bir ödül verirsiniz, onu toplumda kaanaat önderi

haline getirirsiniz ,sonra bu “kaanat önderini devletini suçlaması ve ona

küfretmesi icin manupile edersiniz(hatta bunlar Turkler 1.5 milyon Ermeniyi

katletti, Kürtleri öldurdü falan bile dedirtebilirsiniz)­ çok fazla kitabı hızla

okumama rağmen bu kitabı zorla ve hafif bir miğde bulantısı ile

okuyabilmiştim ama icin de yıllarca kullanabilecegim bir cumleyi

cımbızlayabildim;

“FAŞİZM İKİLİ İLİŞKİLERDE BAŞLAR”

işte Faşizmin ortaya çıkıs nedeni, hiçbir despot yola cıkarken ben bir diktatör

olayayım diye yola çıkmaz. Bu Sezardan beri böyledir. Bunu Wilyam Golding’in

nobel ödüllü, “sineklerin tanrısı”romanında da görebiliriz.

kısaca demokratlığa ikili ilişkilerde başlamalıyız.

* * *

Çagrısıma başka bir örnek;

Kasım seçimlerinden önce gazetelerde bir 2.sayfa haberi vardı:

Yaklaşık 1 haftadır kabızlık çeken bir kisi sorunu cözmek icin anusune fırca

sapı sokmaya kalkmıs, bu sırada ayagı kayarak düşmüs ve anüs yırtılmasına

muteakip kanama nedeniyle hayatını kaybetmişti.

Trajikomik bir hikaye ama bende AKP/Erdogandan kurtulmak icin toplumu

HDP ye oy vermesi için manupile edilmesini çağrıştırdı. Ve bunun için ortam

hazırlandı. Hatta HDP ellerin de Türk bayraklarıyla mitingler düzenledi. Ve bu

zokayı bazıları yuttu.

Ama sarımsagın düğün etkinliği ile ilgili atasözu kenarda duruyor. Orada

kokusu 40 gün desede hemen seçim sonrası HDP millet vekillerinin

açıklamalarını hatırlayalım; keleşleri size çevirmeyi biliriz, sizi tükürüğümüzle

boğarız gibi veciz sözleri duyduk.

Olayı demokrasi mücadelesinden anti­tayyip düzeyine indirgediginizde

durum kabızlık ­fırça sapı olayına gelir ki, yanlış bir kombinasyondur.

asıl yapılması gerekeni başka sekilde örnekleyeyim; Kaçak icki nedeniyle

metil alkol zehirlenmesinde yapılacak ilk ve basit müdahale hastaya etil alkol

yani normal icki icirilmesidir. Etil alkol, metil alkolun önüne geçerek hastanın

karaciğerinin metil alkol tarafından hasar verilmesini engeller. Yani 4.parti

meclise girmek zorunda ise burada desteklenmesi gereken SP idi. AKP ile

yarışıp önünü kesebilirdi.

Haberleri, gazete başlıklarını bir de bu gözle değerlendirin. Sizi yarattıgı

çağrışımlarla farlı yerlere götürecektir…

YAZARIN SON YAZILARI
Bide* - 7 Nisan 2017
Anayasanın Elli Tonu - 10 Ocak 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 4 YORUM
  1. Fahri Demir dedi ki:

    Uzun zamandır okuduğum, en mantıklı ve en güzel köşe yazılarından biri. Harikasınız

  2. Öztürk dedi ki:

    Başarılı

  3. dilek dedi ki:

    makalenizi çok beğendim…giriş, gelişme,sonuç derken beni de çocukluğuma götürüp günümüzle ilgili güzel örneklemelere imza atmışsınız…tebrikler…

  4. Fatih dedi ki:

    Eleştirip sadece sorunu artıran köşe yazılarının yanında sorunlara çözüm sunan yazılarınız için teşekkür ederim.

BİR YORUM YAZ