Aile Hukuku

Aile Hukuku

Aile Hukuku

Medeni hukukun kapsamında bulunan ve aile ilgili tüm konularla ilgilenen hukuk dalına Aile Hukuku denmektedir. Aile ile ilgili olan konular şunlardır; Evlilik, nişanlılık, boşanma, sahip olunan malların rejimi, soy, evlat edinme, velayet hakkı, vesayet, nafaka, kadın ve çocuk hakları, yasal danışmanlık. Bu konularla ilgili tüm uyuşmazlıklara Aile Mahkemesi bakmaktadır. Diğer hukuk dallarında olduğu gibi burada da dar anlam ve geniş anlam farklılık göstermektedir. Dar anlamda sadece karı ve kocadan meydana gelen uyuşmazlıkları gidermek amaç edinilmiştir. Geniş anlamda ise ev reisinin otoritesine tabi olup aynı çatı altında yaşayan herkes ve bunların çevre ile olan ilişkileri neticesinde ortaya çıkan uyuşmazlıkları kapsamaktadır.

Aile Hukuku Açısından Geçerli İlkeler:

Aile hukukuna konu olunabilmesi için bir takım ilkeler mevcuttur. Bu ilkeler sırayla;

Birlik İlkesi; Evlilik ile yapılan birliktelik geçici birliktelik değildir ve çevreye bildirilmesi istenir. Bu yeni birlikteliğin üçüncü şahıslara yeni bir isimle duyurulması gerekir. Eş ve çocukların kocanın soy ismini almasının nedeni bu ilkedir.

Süreklilik İlkesi; Bu ilkeye göre asıl evlilik ölümle sona erer. Ancak boşanma ile bu süreklilik sona erdirilebilir.

Zayıfların Korunması İlkesi; Kadın ve çocukların korunması demektir.

Düzenleme Serbestliğinin Olmaması İlkesi; Bu ilkeye göre eşler kendi kafalarına göre bir neden ile boşanma gerçekleştiremezler. Boşanma nedenlerinin muhakkak kanunda belirlenmiş olması gerekir. Ya da tam tersi evlenirken de yasalar dışına çıkamazlar. Örneğin kadın kocasının soyadını alabilir ya da kendi soyadını kullanabilir ancak kocası kadının soyadını alamaz. Yasalar buna izin vermez.

Devletin Müdahale İlkesi; Evlendirme işlemi muhakkak resmi memur önünde boşanma ise hâkimin kararıyla olmalıdır. Son olarak

Eşitlik İlkesi; Kadın ve erkek kanunlar önünde her zaman eşittir.

Evlilik Ve Boşanma Aşamaları:

Aile hukukunda henüz evlilik akdi oluşmamasına rağmen nişanlılık süreci ile de ilgilenir ve bu süreçte oluşan uyuşmazlıkları kapsayan hükümler mevcuttur. Kişilerin belirli bir olgunluğa erişmiş olması gerekmektedir. Şayet sınırı ehliyet söz konusu ise yasal temsilci şartı aranır. Nişan akdini yapacak kişilerden herhangi bir ya da ikisinde ayırt etme gücünden yoksunluk var ise, ahlaki unsurlara aykırılık söz konusu ise akid geçersizdir. Şayet hükümlere uygun şekilde nişan gerçekleşmişse ve nişan süresinde bir çocuk dünyaya gelmişse çocuk babaya babalık davası açarak bağlanabilir hükmü vardır. Nişanın sona ermesi durumunda taraflara bazı koşullarda manevi tazminat hakkı doğmaktadır. Şayet nişan tek taraflı bitirilmişse, tarafların kişilik hakları zarar görmüşse nişanı bitiren tarafa dava açabilir. Evlilik için yasalar çok daha net hükümler içermektedir. Evlilik yaşı Türkiye’ de 17 dir. Bu yaşı doldurmayan evlenemez. Kişiler mutlak surette ayırt etme gücüne sahip olmalıdır. Evlenmeye kesin engel olan koşullar; akraba ilişkileri, taraflardan birinin evli olması, akıl hastalığı, ayırt etme gücünün olmaması sayılabilir. Kesin olmamakla birlikte evlenmeye engel hastalıklar ve bekleme süresi de evlenmeye engel teşkil etmektedir. Evlat edinilen kişi ile de kesin olarak evlenilmez şeklinde hüküm vardır.

Evlilik Süresince Ve Boşanmalarda Mal Rejimi Nasıl Uygulanır?

Evlenme gerçekleştikten sonra eşlerin sahip oldukları ve bu birliktelikten sonra olacakları malların durumunu düzenleyen kurallar vardır. Özellikle boşanma dönemlerinde taraflar karşılıklı anlaşma yoluna giderek bir rejim uygulayabilirler. Ancak uyuşmazlık halinde Aile Hukukubu uyuşmazlığı gidermek adına yasal mal rejimini devreye sokar. Buna göre taraflar uygulamak istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazan sınırlar içinde seçebilirler. Şayet mahkemeye haklı bir sebep sunulursa hâkim mal rejimini iptal edip mal ayrılığının kararını verebilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ